kırsalda bir kutup ayısı derken…


şu havalarda şortumu giymiş gezinirken en çok insanların bana bakışı hoşuma gidiyor. hele ki benim onların bakışlarını fark ettiğimdeki göz kaçırmaları. neden mi? çünkü şort giymiş olduğum gerçeğine plajda bikinili kız keser gibi bakıyorlar da ondan :D

i’ll find the one for me with a little help from my friends, and i know if i’m dropped from height to the ground by the ones i love, it’ll be the shoulders of my friends’ that i’ll lean on and cry, it’ll be the hands of my friends’ that put me up and turn back to life… and i know i’ll get by with a little help from my friends… i owe them so many things…

insan hayatında bu klipteki “balık adam” amca gibi olabiliyorsa o insanın hayatı güzeldir. en azından kendisine… çünkü herkes gibi olmaya kalıplara uymaya çalışmıyor demektir ki bu da bi insanda olması gereken en önemli özellik bence… şarkıda frank sinatra’nın da dediği gibi “ben böyleyim” diyip kalıplaştırmaya çalışan zihniyeti bünye dışında tutmak lazım her zaman… belki bu fazla farklı olma durumu insanlarca “kötü” olarak görülüp bireyin yalnız kalmasına yol açacaktır; ancak birey kendinden bir şey kaybetmeyerek de gayet mutlu yaşamayı becerebilir… “bu da gelir bu da geçer, ben böyleyim, beni böyle kabul edecek olanlar buyursun gelsin” diyebilmek her zaman gerekli bir şeydir…

“ben böyleyim” demek baya bi keçi olmak da demek olabiliyor… hayata, olaylara sımsıkı bir inatla bağlanmak o inadı hiç bir zaman bırakıp gitmemek… bu da bi açıdan “nerede bırakacağını bilmiyor” şeklinde kötü algılansa da; bardağın öbür tarafından bakınca aslında sadece “tuttuğunu koparan”, “istediğini elde etmeyi bilen”, “azimli” gibi sıfatlara da sahip olmasını sağlayabiliyor insanın.

her insanın hayatında en azından bir konuda (mümkünse öküz bir kişiliğe sahip olmak dışında) her şeye, herkese tek cevabının “ben böyleyim” olmasını diliyorum. ve ben ailemden gelen keçi inadımın da yardımıyla hayatımda pek çok konuda direk “ben böyleyim” dediğime inanıyor ve öyle ya da böyle kafama koyduğum bazı şeyleri elde edeceğim gerçeği üstünden yaşıyorum… çünkü biliyorsunuz “BEN BÖYLEYİM”

Not: maganda süpermen de hiç fena değil bu yazıya örnek olarak…

körlemesine savaşlara dalma zamanı şimdi hayatta…

mixed signal


arkadaş ben zaten bir saniye içinde 180 derece mood değişikliği yaşayabilen bi insanken ve bu konuda istikrar ve stabilizasyon sağlamaya çalışırken, karşımdaki insandan gerçekten hiç çözemediğim karışık sinyaller gelince, iyice durumu toparlayamaz oldum. bu iş böyle giderse bi kaç ay bi yerlere kapatılmam istikrar sağlamak için tek yol olacak sanki

ha bi de uyandığımdaki enerji patlaması 1.20’deki müzik gibiydi

bunu yazıyorum çünkü oldu da gücüm biterse geri dönüp bakacağım kendime verdiğim söze


bugün azimle ve aşkla dolu uyandım yeni güne. gördüğüm rüyaların güzelliğinin de etkisi var sanıyorum ancak hatice değil, netice bende önemli ve hedeflediğim her şeyi elde etmeyi kafaya koydum…

sonunda… :D


biliyorum hiç bir zaman buraya düzgün bişiler yazamadım ama hep o an kafamdan geçeni en saçma haliyle ortaya koydum :)) bu sayede biraz olsun içimdeki bir şeyleri dışarı çıkarıp onlardan kurtulmuş oldum.

şimdi yine buna benzer saçma görünebilecek bi şeyler yazıcam; ama bunları yazmamın tüm sebebi şu an hissettiklerimin bana inanılmaz çocuksu bir mutluluk ama bir o kadar da gurur veriyor olması…

gelelim konuya :) biraz önce ciddi anlamda ilk bestem diyebileceğim parçayı ortaya çıkardım. tamamını biraz önce oturup baştan sona (daha önce üstünde çalıştığım herhangi bir motif kullanmaksızın) iyice uğraşarak yazdım ve bunu unutmamak için de geliştirirkenki her aşamamı da vidyoya aldım :)) (daha bi unutkanım beste yapmaya veya şiir yazmaya çalışırken) her neyse uzun lafın kısası da bu beste dediğim melodi dizisinin bir klasik müzik melodisi olacağını hiç düşünmemiştim. bi süredir bi şeyler çıkarmaya çalışıyordum ve hep ya yazdığım bi söz üstüne gidecek soft rock tadında bi şeyler için cebelleşiyordum ya da gayet asabi melodiler üstündeydim…

demekki müziğe ilk adımımı klasik gitarla attığım gibi beste yapma dünyasına da ilk adımım klasik gitar üstünde olacakmış :)) bu beni mutlu etti, çünkü ayrıca melodinin içimde uyandırdıklarını da düşününce çok daha bi mutlu oluyorum ;)

ha tabi bu besteyine zamana duyarsınız orasını bilemem. ilk duyacak kişi büyük olasılıkla kendisine yazılan kişi olur ;))

belirli durumlarda, kendimi quadsimodo’nun yerinde görüyorum çoğu zaman… şarkıda onun söylediği bir açıyla bakıyorum sanki… sonrasında da onun gibi görülmekten korkuyorum…

:/


çok güzel bi melodi buldum, üstüne ritmi bile yazdım ama çok tanıdık geliyor… acep başka bi parçayı çaldım da farkında mı değilim… damn…